8 Ekim 2018 Pazartesi

2018 Ekim Ayı Okuduklarım

______________________________________________________________________________
______________________________________________________________________________

2018 EKİM AYI ÖZETİ
______________________________________________________________________________
______________________________________________________________________________


      

      



______________________________________________________________________________
______________________________________________________________________________





Yalnızlar İçin Çok Özel Bir Hizmet - Murat Gülsoy
Gülsoy'un hikayelerdeki yaratıcı yazarlık denemelerinin bir pıhtısı gibi atmış bu kitap. Uzunca bir hikayeden apartılarak roman haline gelen kitap, bir üniversite hocasının sıkıldığı hayatına renk getirmesi için Janus isimli firmaya "zihin naklettirme" işlemi için başvurmasıyla başlıyor. Sonrasında ise ters köşe durumlarla karşı karşıya kalıyorsunuz.
Konu oldukça bilimkurgu gelse de teknik terimlerden sıkça kaçınmış yazar, olayın mental boyutuna göz atılmış. Böylece inanmak zorunda hissettirmiyor. Siz duygusal bir yakınlık kurarken, alt katmanda da zihnin başka bir bedende yaşama olasılığını size açık biçimde yutturuyor. 
Okuması çok keyifli, farklı bir konu içinde derdini anlatabildiğini düşünüyorum.
Kitaba başlarken konusunu hiç okumamıştım, bu yüzden biraz şaşırdım. Etkisini daha da artırmış oldu. Yoksa konuyu önceden bilsem okumaya çekinebilirdim.
Sonsöz ve ekler ise bence çok uzun, bütünlüğü de bir nebze sağlasa da ne gerek vardı, ayrı bir kitap olarak şu Borges, Atay sevdasını gösterebilirdi diye düşünmekteyim. 7 sayısı ile hikayenin bir bağı yok mesela, ama 7 sayısının getirdiği, yazarlık buhranı ile hikayenin bağlantısı var. Zorlama gibi sanki. 
Neyse sonuç olarak hikaye güzel, anlatım şiirsel. Beğendim.



"Bazen de kime ait olduğunu artık hatırlamadığımız nesnelere bakarak kendi uydurduğumuz şarkıları söylüyoruz. Böyle zamanlarda, uzaktan bakıldığında insana benziyoruz. Z. Biz. Kimiz?"

"Ölümden sonra yaşayabilmek için bu dünyada kişinin ölmesi gerekir; bu yüzden de kitaba eklenen her satır mezardan kaldırılan bir kürek topraktır aynı zamanda."

"Çünkü yalnızlık insanın çevresiyle ilgili bir şey değildi. Yalnızlık insanın içindeki boşluğun büyüyüp onu yutmasıydı."

"İnsan neye elini atsa kendi hayatından bir yansımayla karşılaşıyor. Çünkü insan bir aynadan başka bir şey değil. Kendisi kadar yansıtabiliyor dünyayı."

"İşin en kötü yanı ne biliyor musun? İnsan en mutlu olduğu anı yaşarken bunun farkında olmuyor."

"Borges'in sözlerini daha fazla ciddiye almalıydım : Bir labirent kurmak için iki aynayı karşı karşıya yerleştirin. Optik bir deneyden söz etmediği apaçık belli değil miydi? Ayna dediği kitaplardan, yazıdan, metinden başka neydi ki?"

"Dengeli bir çatışmanın ömrü uzattığına inanan düşünürlerin kitaplarını meydanlarda yakan insanların objektife gülümseyen yüzlerinden korkuyoruz. Birilerinin mutluluğu bazen çok zalim olabiliyor. Hele ki bize benziyorlarsa..."

"Çünkü gerçek acı, pis bir koku gibidir, onu hisseden herkes kaçıp gider. Oysa dışarıda kocaman, güzel bir ay var. Yeni ölmüş bir hayvanı kim gömmek için çaba harcar ki..."


★★★★ 8/10
 (Hikaye güzel, sonsöz şiirsel) 
Can Yayınları, 14,30 tl, 208 sf, 2015




➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤





Nazik Alet - Aziz Nesin
19 Öyküden oluşan, biraz daha siyasetten uzak kalabilmiş bir Aziz Nesin kitabı. Yine halkı müthiş tahlil etmiş. Özellikle apartman ilişkilerine yönelmiş bu derlemede. Eğer Aziz Nesin'in görüşlerini benimsemiyorsan (siyasi, dini) bile okunabilecek bir kitap. 
En beğendiğim öyküler : 

Beş Kuruş Yüzünden : "Dostlar alışverişte görsün" barzoluğu anlatılıyor.
Tarzan'ın Sahibi Kim : Türk halkının dış görünüşe olan gereksiz saygısını anlatıyor.
Bülbül Yuvası Evleri : Müteahhitlerin (meclis dışarı) ne kadar şerefsiz olduklarını, halkın da bir o kadar salak olduğunu gözler önüne seren hikaye.
Bakanlık Emrinde Biri : Devlette başa geçen kadar, başa geçen kişilerin istemediği insanların da saygı gördüğü, yeter ki devlet atasın mantığında hareket eden ezilmiş bir halkın öyküsü.




"O zamana kadar 38 numara giyerken ondan sonra 40 numarayı bile zor giydim. Baskıdan kurtulup hürriyete kavuşur kavuşmaz, ayaklarım genişlemişti. Biz, insanlar da böyle değil miyiz? Ne kadar baskı yapılırsa yapılsın, o baskıdan kurtulur kurtulmaz, hiç kabımıza sığmayız."

"Gerikalmış ülkelerde insanlar parasız oldukları için hırsızlık yapar, banka soyar, adam kaçırırlar oysa refah düzeyi yüksek olan Amerika'daysa, hırsızlık, kaçakçılık, adam kaçırmak için bile sermaye yatırımı gerekir."


★★★★ 8/10
 (Nesin'den seçmece öyküler) 
Nesin Yayınevi, 13,75 tl, 192 sf, 2005




➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤



Havadan Sudan - Aziz Nesin
18 Öyküden oluşan Aziz Nesin kitabında bu sefer Havadan Sudan gibi gözüken meseleler yer alıyor. Alt metinde yine halkın fakirliği üzerinden gidilmiş, kendine zarar veren kurnazlığı, dolandırıcılığı da sos olarak katmış. 
En beğendiğim öyküler : 

Havadan Sudan : Otoriter rejimden korkanların ses çıkarmaması bir nebze anlaşılabilir, fakat kendi gibi düşünen olup da sesini çıkaranları bastırma içgüdüsü, o kişinin ezikliğinin belirtisi oluyor. Bu hikaye de bunu güzelce anlatıyor. 
Okul Aile Birliği : Okulda, öğretmenlere kan kusturan, bencillikte sınır tanımayan aileleri anlatıyor. Günümüzdeki, bir tek benim çocuğum var dünyada görüşünü benimseyen ailelere rahatlıkla ithaf edilebilir.
Çocuk Ne Zaman Ağlar : Türk annelerinin çocukları yetiştirme tarzına bir yergi.
Aman Duymasınlar : Para kazandığı için belli karaktersizlikleri görmezden gelen omurgasızlara ithaf edilmiş.



"Oturduğu yerden başka bir kadın, "Asıl siz" dedi, "Kız çocuklarına ipek çorap giymelerini yasak etmelisiniz. 
Gözüm bunları söyleyen kadının bacaklarına gitti.
Kadının bacakları, gördüğüm kadın bacaklarının en çirkiniydi."


★★★★ 8/10
 (Nesin'den seçmece öyküler) 
Nesin Yayınevi, 12,00 tl, 144 sf, 2005





➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤



Leyla ile Mecnun - Burak Aksak
L&M tüm bölümleri izleyen biri olarak kitabı çıkınca alıp okumamak olmazdı. Edebi olarak bir değer taşımasını tabii ki beklemiyordum. Muhtemelen Burak Aksak'ın kuzeni Selçuk Aydemir tarzında bir kitap olur çerezlik arada gider gülümserim diye düşünmüştüm.
Fazlasıyla güldürdü, bölümlerdeki olayları tekrar anmak çok hoş bir detay olarak kaldı. Amma velakin, 4-5 kitapta geçebilecek bir seri kurguyu tek kitaba sığdırmak, okuyanı fazlaca yoruyor. Her satırda, her sayfada bir espriye hazırlama bir sahneye geçiş çabası, arka arkaya durmaksızın komik bir duruma bağlama, zorlama gibi oluyor. Halbuki, diziden bağımsız bir kaç detay daha yer alsa, karakterler daha uzun anlatılsa, olaylara geçiş aşaması oldu bittiye getirilmese, o zaman tam anlamıyla bir roman olabilirdi.

Bu haliyle üzgünüm ama diziyi izlemeyenlere hiçbir şey ifade etmeyecektir. Zaten dizinin ekmeğini yemeye yönelik bir adımdı. Bence başarılı da oldu. Yine de kendi adıma, okuduğum için mutluyum.
Burak Aksak, üretken bir isim. Daha farklı alanlarda yazabilir belki de, sinematografi olarak bakmadan da duygusal ve komik metinler çıkacağına çok eminim.




"-Senin o anandan korkulur Mecnun. Geçende elinde market poşetleriyle geçti bakkalın önünden. Hayır bi'de utanmadan selam veriyo, en çok o ağrıma gidiyor Mecnun.
+ E Ben ne yapabilirim Erdal Abi?
-Babana söyle de boşasın o kadını.
+Oha. O Kadın dediğin benim annem oluyor farkında mısın acaba Erdal Abi?
-Evet farkındayım.
+Ayrıca senden değil de marketten alışveriş yaptı diye niçin yuvamız yıkılıyo ya?"

"Oğlum diyemedim, dilim varmadı. Anan telefonda koş oğlan bayıldı diyince, müşteriyi bile bırakamadan bastım geldim eve. Bayılmadan evvel atına işediğini söyleyeydi vallahi gelmezdim. Ne oğlu hanımefendi ben kısırım bir daha bu numaradan rahatsız etmeyin der kapatırdım telefonu. Hayır, müşteriyi de işinden gücünden ettik senin yüzünden."

"-Alt tarafı sokağa benzinle seni seviyorum yazıp çakmağı çakıcaz. Ne sakatlığı çıkabilir Mecnun?
+ Yanabiliriz?"

"-Suat Amca ya bizimkileri kaybettim de bulamıyorum. Senin ne işin var burada?
+Mısır Çarşısına geldim, hurma neyim almaya. Malum önümüz Ramazan.
-Suat Amca daha 8 ay var Ramazan'a.
+ Önümüz işte. Ramazan yaklaştıkça çakıyolar zammı Mecnun. Uyutuyorlar bu milleti uyutuyorlar."

"Yuh artık. Senin ar damarın çatlamış baba. Çatlamak da değil hatta almışlar senin ar damarını yerine cevizli sucuk koymuşlar. Bu ne genişliktir ama ya!"

"Anne dayağı yedim, baba dayağı yedim, hoca dayağı yedim, arkadaş dayağı yedim ama ben böyle bir dayak yemedim. Biri dinlendi, diğeri dövdü. Telefondan şarkı açıp fon müziği eşliğinde dövdüler. Haktan & Linet düetinde dayak atmayı bırakıp birer sigara yaktılar. Serdar Ortaç çalmaya başlayınca vurun diye yalvardım. Daha çok vurun. Kulaklarıma kulaklarıma vurun."

"-Sakla beni. Peşimdeler diyorum oğlum. Ortalık yatışıncaya kadar bi süre kaybolsam yeter.
+E gel odamda kal bi kaç gün napalım artık.
-Odan olmaz. Evdekiler görür. Kimsenin girip çıkmadığı bir yer lazım bana.
+ Kütüphaneye gidelim o zaman!"

"Bazı babaların sessizliği de Fevzi Tuncay'ın koruduğu Beşiktaş kalesi gibidir. En güvendiğin anda bile yedirebilir golü sana."


★★★ 7/10
 (Her satırı komedi içeren çerezlik bir kitap) 
Küsurat Yayınları, 16,20 tl, 272 sf, 2018



➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤




Hatırla Barbara Yağmur Yağıyordu - Onur Caymaz
Onur Caymaz'dan hayatınıza değişik bilgiler kazandıracak bir oto-deneme çabası bu kitap. Onlarca denemeden oluşan, her yazının belli konusu olan, yine her yazı içerisinde küçük bilgiler saklayan bir kitap.
Belki eleştirilebilecek konu, Caymaz'ın edebiyatta sağlam bir yer edinmemesine rağmen bazı edebiyatçıları eleştirmesi olabilir. Bu benim için değil, Caymaz'a karşı olan kesimin dile getirdiği bir söylem. Evet, benim de çok sevdiğim yazarlara saydırmış kitabında ama ben bundan dolayı nefret etmiyorum, yazıları şiirsel olduğu için olumlu alabileceğim kısma odaklanıyorum. İnsanların sevdiği işlere bakışı fanatizme döndüğünde kişiliklerinden kaybediyorlar gibi sanki.
Neyse konuya dönelim. Eğer sıkı bir okur değilseniz, kitap size çok şey kazandırmayacaktır, zira Romain Gray'den Barthes'e, Shakespeare'den, Ahmet Erhan'a kadar uzun bir yazar listesi yapıyor. 
Keyif alabilmeniz için en azından bilgi sahibi olmanız gerekiyor.




"Çıktığım yolculuklarda başarının, başkalarının başarısızlığı üzerine kurulduğunu öğrendim."

"Kendisi doktor olmadığı halde İskilipli Atıf Hoca Hastanesi bile bulunur ülkemizde ama çocuklarımız, bir okulun tabelası üzerinde sabah tören yapılırken olsun, Nazım Hikmet adını görmekten yoksun bırakılmıştır."

"Fakat şiir yürekle değil, harfle yazılır; edebiyat (litteria), edepten değil; harften (letter) gelmektedir."

"Bir yazar, Berkin Elvan'ın öldüğü hafta köşesinden hala Refik Halid'in kirazlarından, eski İstanbul'un pilavlarından bahseden yazılar yazınca bir şeyler eziliyor içimde."

"Birkaç yıl önce Türkçe Olimpiyatları adına para bastı hükümetimiz, bugün o organizasyonu düzenleyen kurum terör örgütü. Parayı basan kimdi o zaman!"

"Çok karşılaşılan soru : Hepsini okudun mu peki?
Yok diye yanıtladım. Başıyla onayladı hemen : Tabii canım; hepsini okusaydın cumhurbaşkanı olurdun zaten.
İnsan okusa Türkiye gibi bir ülkenin cumhurbaşkanı olmazdı kanımca. Sadece Türkiye'nin değil, okuyan adam neden bir iktidar talep etsin, hiçbir yerin başkanı olmaz insan. Olmamalı..."

"Tanrı, Havva'yı yaratırken Adem'i neden uyutmuş acaba? 
Özetleyeyim, çünkü efendim kadın, biz erkek neslinin en eski uykusu, uykusunda gördüğü düşüdür."

"Ferit Edgü'den "Soru" adlı upuzun bir kısa hikaye :
"Beni gene unutacak mısın? dedi kadın..."
Bu kadar sadece."

"Oscar Wilde'a sorarlar : "Yeni oyununuz başarılı olacak mı?
Wilde cevaplar : "Oyun zaten başarılı. Bakalım, seyirci başarılı olacak mı?"

"Laik Türkiye'de bile depreme neden olan şeyin içki içen insanlar olduğu iddia edilmişti, unuttun mu aylak okur? Madencilerin ölmesinin sebebi tedbirsizlik değil, fıtrattı. Din, iyi gelir getiren bir şirkettir."

"Suçumuz İnsan Olmak'ta hiçbir şeyin sonunu düşünmemeli, yetmez mi başlangıçlar, diye bir cümle var, öylece kazılıdır aklımda."

"Dikenli teldir devlet, elini silah alanı suçlar ama belli yaştan sonra silah vermek için çağırır seni; hatta silah vermemek adına para bile ister. Yaşayan ve güzel olan her şeyi on sekizinde serbest bırakırken, on yedisinde çocuğu asmaktır."


 7/10
 (Her öğün birer deneme okuyabilirsiniz) 
Kırmızıkedi Yayınları, 14.30 tl, 296 sf, 2016




➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤




➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤

____________________________________________________________________
____________________________________________________________________

DERGİ GÜNLÜĞÜ
____________________________________________________________________
____________________________________________________________________





Penguen #2.Cilt

 

➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤



Tuhaf #18.Sayı
"Ne garip ki 68 kuşağına zulmeden baskıcı hareketin adı da Balyoz'du."
Çiçekleri Tomurcuk Halindeyken Kesip Biçtiler - Sunay Akın

"Sorun şu ki Türkiye'den çıkmamış, özellikle Batı'da uzun yıllar yaşamamış biri başka türlü bir eğitimin olabileceğini, başka türlü insan ilişkilerinin mümkün olduğunu, farklı düşüncelerin zenginlik olduğunu, tahammülün, müsamahanın, hoşgörünün ne demek olduğunu tam anlamıyor, demokrasiyi için sindiremiyor."
Gitmeli mi? - Ali Nesin


____________________________________________________________________
____________________________________________________________________



➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤




➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤




➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤







➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤


DERGİ DAĞILIMI




➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤


YAYINEVİ DAĞILIMI



➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤




2018 OCAK - 2018 ARALIK
OKUNAN KİTAPLAR & DERGİLER





6 Ekim 2018 Cumartesi

2018 Ekim Ayı İzlenenler

______________________________________________________________________________
______________________________________________________________________________

2018 EKİM AYI ÖZETİ
______________________________________________________________________________
______________________________________________________________________________


   

    


______________________________________________________________________________
______________________________________________________________________________







➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤











➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤





➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤





➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤




➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤




➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤





➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤


BONUS


Zümrüdüanka
(Tiyatro)

2 Perde 2 saat süren oyun, Sultan Abdülmecit zamanında 2 ermeni kafadarın, ülke içerisindeki bir açıktan faydalanarak, para kazanma hırsıyla açtıkları fabrikada geçmektedir. Fabrika çuhalara desen çizmesi için yurt dışından getirdikleri ressam Camaron, şehirdeki hancının karısı Saten'e aşık olur. 
Konumuz kısaca böyle. Ancak resmi siteye girip konuya baktığınızda bambaşka bir konu göreceksiniz. Çünkü konuyla içeriğin bir bağı yok. (olması beklenmiş ama seyirci olarak ben bağı kuramadım)
Gelelim incelemeye. 
Konu : Gayet güzeldi, bir çok yere dokunabiliyor, devlet meseleleri, aşk, ırk çatışmaları, para, hırs, dolandırıcılık gibi konularda geziniyor. 
Senaryo : Oyunun en zayıf olduğu kısım, böylesine bir konuyu alakasız tercihlerle vasat hale getirmişler.
Yönetmen : Oyunun ortasında, orta oyun (hacivat karagöz) muhabbetinin uzaması dışında beni rahatsız eden bir kısım olmadı. Muhtemelen ışık ve dekorların yetersizliği etkili olmuştur.
Dekor : Kimi yerleri çok iyi / özellikle müzikal kısımda, kimi yerlerde boştu.
Müzikler : Güzeldi, tiyatro için olması gerektiği gibi.
Animasyon / illustrasyon : Kim yaptıysa ellerine sağlık, güzeldi.




Godot'yu Beklerken'i Beklemek
(Tiyatro)

2 Perde 2 saat süren oyun, Samuel Beckett'in Godot'yu Beklerken oyununun parodisini içeriyor. Bir tiyatro sahnesinde kendilerine rol gelmesini bekleyen 2 yedek oyuncunun hayatı sorgulamaları ile geçen oyun, sağlam oyunculuk istiyor. Komik ve dram yönleri harmanlamayı amaçlamış.
Bu senenin oyunlarından Zümrüdüanka'ya göre daha çok beğendiğimi söyleyebilirim. Kadın oyuncu dışında başarılı bir cast gerçekleşmiş.
Konu : Alt mesajlar olduğunu düşünüyorum. Bir işi gerçekleştiremiyorsanız sizin konfor alanınızdan çıkamamanızdandır gibi bir sonuç çıkardım.
Senaryo : Geçiş kısımları hariç gayet güzeldi metinler, konuyla paralel gidebilmiş.
Yönetmen : Çok etki edebileceği kısım yok, yine de bir kaç tiyatro işi gördük fena değildi, ışıklandırma konusunda denenmiş işler de fena değildi. 
Dekor : Olması gerektiği gibi, ne fazla ne az.
Müzikler : Daha verimli kullanılabilirdi, fazla müzik yoktu ancak kullanıldığında da etkiyi artırma özelliği olabilirdi.



➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤

______________________________________________________________________________
______________________________________________________________________________

Dizi Günlüğü
______________________________________________________________________________
______________________________________________________________________________






➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤






➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤
➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤➤



OCAK-ARALIK İZLENEN FİLM ÜLKELERE GÖRE DAĞILIMI




2018 OCAK-NİSAN İZLENEN 
FİLMLER & DİZİLER & SAHNE SANATLARI